Kalple Ödenen Pasta

Pastane kapanmak üzereyken genç kurye Deniz, günün son siparişini aldı. Küçük, beyaz bir pastaydı. Üzerinde zarif harflerle şöyle yazıyordu:

“Doğum günün kutlu olsun, sevgilim.”

Adres, şehrin eski tarafındaki yıpranmış bir apartmana çıkıyordu. Deniz üçüncü kata kadar yürüdü. Merdivenler soğuktu, ışık titriyordu, duvarlarda yılların izi vardı.

Kapıyı yaşlı bir adam açtı. Üzerinde eski bir hırka vardı. Elindeki cüzdanı sıkıca tutuyordu.

“Pasta geldi mi?” diye sordu kısık bir sesle.

Deniz gülümsedi.

“Evet, efendim.”

Yaşlı adam kutuya uzun uzun baktı. Sanki içinde sadece pasta değil, bütün bir hayat vardı. Sonra başını eğdi.

“Bu eşim için,” dedi. “Bugün doğum günü. Kırk dokuz yıldır evliyiz. Ama… şu an ödeyecek param yok.”

Deniz sessiz kaldı.

Kapının aralığından küçük bir oda görünüyordu. Masanın üzerinde temiz bir örtü, iki çay bardağı ve tek bir mum vardı. Pencerenin yanında yaşlı bir kadın oturuyordu. Saçlarını düzeltmiş, eski ama güzel elbisesini giymişti. Hâlâ sevildiğini hissetmek isteyen biri gibi bekliyordu.

Yaşlı adamın sesi titredi.

“Onu sadece bir akşamlığına mutlu etmek istedim.”

Deniz kendi hayatını düşündü. Kirası gecikmişti. Ayakkabıları eskimişti. Cebindeki para neredeyse hiçti. Ama o an, bazı şeylerin paradan daha değerli olduğunu anladı.

Pastayı adamın ellerine uzattı.

“Ödendi.”

Adam şaşkınlıkla baktı.

“Evladım, sana söyledim. Param yok.”

“Bu akşam benden,” dedi Deniz. “Eşinizi sevindirin.”

Yaşlı adam gözlerini ondan ayırmadı.

“Parayı geri verip vermeyeceğimi sormayacak mısın?”

Deniz başını salladı.

“Hayır. Bazen insanlara sadece yardım etmek gerekir.”

Adam pastayı göğsüne bastırdı.

“Bunu unutmayacağım.”

Birkaç gün sonra Deniz pastaneye çağrıldı. İçeri girerken içi sıkıştı. Sipariş yüzünden başının derde girdiğini düşündü.

Ama tezgâhın yanında aynı yaşlı adam duruyordu. Bu kez üzerinde pahalı bir takım elbise vardı. Duruşu dik, bakışı sakindi. Önünde bir dosya vardı.

“Eşim o pastayı yıllardır aldığı en güzel hediye olarak gördü,” dedi adam. “Tadı için değil. İçindeki iyilik için.”

Deniz ne diyeceğini bilemedi.

Yaşlı adam dosyayı açtı.

“Ben bu pastane zincirinin sahibiyim. Bazen rakamlara değil, insanların kalbine bakarım. Sen kim olduğumu bilmeden doğru olanı yaptın.”

Dosyayı ona doğru itti.

“Bugünden itibaren bu pastanedeki ilk işin kurye olarak değil… müdür olarak başlıyor.”

Deniz belgelerle adama baktı. Gözleri doldu.

O akşam sadece bir pastanın parasını ödediğini sanmıştı.

Meğer kendi geleceğini iyilikle satın almıştı.

Share to friends
Rating
( No ratings yet )
Leave a Reply

;-) :| :x :twisted: :smile: :shock: :sad: :roll: :razz: :oops: :o :mrgreen: :lol: :idea: :grin: :evil: :cry: :cool: :arrow: :???: :?: :!: